27 Eylül 2011 Salı

Kısa Kısa...Benden...


Abim kısa süreli bir şehir değişikliğinden sonra iki hafta önce tekrar Ankara'ya taşındı. Dakika bir gol bir, geçen hafta evine hırsız girdi. Tam onlar pencereden girmişken, aynı anda kapının açıldığını duyar duymaz kaçmışlar. Şükür ki karşılaşmamışlar, şükür ki olası kötü bir durum başımıza gelmemiş...

İki gündür dairedeki internet bağlantısında yoğun çalışmalara rağmen halâ çözülemeyen bir sorun var. Ara ara geliyor ve gidiyor. Hayatımıza ne kadar işlediyse daha önceleri ne yapıyorduk acaba diye sorup duruyorum kendi kendime. Uzun telefon görüşmeleri yaparak gidermeye çalışıyorum yokluğunu ya da doldurmaya çalışıyorum boşluğunu...

Yaz başından beri işe gelip giderken servis aracını kullanmıyorum. Kısa mesafe yol arkadaşlarımı özledim. Tekrar binmeye başlasam iyi olacak galiba...

Öğle yemeklerimi kendi getirdiğim yiyeceklerle ya da geçiştirerek hallederim neredeyse çalışmaya başladığım ilk günden beri. Bugün yemekhaneye çıktım uzun zamandan sonra. Görmek istediklerimi de istemediklerimi de gördüm. Zoraki selamlaşmalardan, hal hatır sormalardan oldum olası hiç hazetmem. İnsan bazen, bazı durumlarda hoşlanmadığı şeyleri bile yapabiliyor...

Son iki senedir sessiz ve olabildiğince sakin devam eden işyeri hayatım beni iyice rahatlığa alıştırdı. Bu rahatlık yoğun tempoya alışkın bünyeye zaman zaman zarar verirken, ruhu ziyadesiyle dinlendiriyor...

Ankara'da güneş bir görünüp bir kaybolurken, kapalı havaları da sevdiğime iyice kanaat getirdim. Zira çoğu insanı bunaltan, karartan bu havalardan öyle olumsuz yönde hiç etkilemezken, sanki beni daha da canlandırıyor diye düşünmekteyim...

Hiçbir işlem yapmadığım halde hemen hemen her bankadan, kapısının önünden geçmediğim halde hemen hemen her mağazadan cep telefonuma gelen reklam içerikli mesajlar artık iyice sinirimi bozuyor. Kayıtlar da bile görünmesine izin vermediğim numaralarımı kim, nereden, nasıl alıyor merak ediyorum...

İhlal ettiklerim olsa da genel olarak kurallara uyarım. Özellikle trafikle ilgili olanlara. Işığın kendisine yanmasını beklemeden elinde iki çocukla karşıya geçmeye çalışan genç anneye çattım sabah. Oralı bile olmadı. Hadi kendi canını bırak da çocuklarının canı da onun için önem arz etmiyor demekki. Arkadaşlarım birgün dayak yiyeceksin elalemi yola, hizaya sokmak isterken diyor...

Eskiden arkadaşlarımdan gelen buluşma tekliflerine ikiletmeden katılır, eve girmek istemezdim. Biliyorum benimle vakit geçirmekten inanılmaz keyif alıyorlar ama son birkaç yıldır evden dışarı çıkmak istemiyor canım. Yaşlandığımın delaletlerinden sanırım. Onları kırmadan red cevabı verirken bildirdiğim mazeretler geçerliliğini yitirdi. Aradıklarında ne desem artık diye düşünüyorum...

Koca bir yazı sadece bir kitapla geçirdim. Şu aralar okuma isteği yok içimde niyeyse. Kendime de yazarlarına da ne kadar ayıp ettiğimin farkındayım. En kısa sürede kitapçıya uğramalı, tavsiye edilen ve notları tutulan kitapları almalıyım. Hiç olmazsa telafisini kışın yapabilirim diye düşünüyorum, umuyorum...

Bu kadar...Şimdilik...

24 yorum:

suvebeyaz dedi ki...

arkadaşlarına bahane bulma konusu hakkaten sıkıntılı, ben direkt sizi görmek istemiyo bugün canım diyorum :) tavsiye eder miyim hayır :)

internetsiz hayat nası bişeydi ki gerçekten.

hırsız vakası için de çok geçmiş olsun, aynısını biz de yaşadık uzun zaman evvel,zor bi durum.

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

SUveBEYAZım;
tavsiyene uyayım o zaman :)
zaten direkt olarak öyle de söyleyemem :)

sana da çok geçmiş olsun...hemen camlar demir yaptırıldı bakalım
hiç sevmediğimiz şey halbuki...

Yasemin dedi ki...

senden kısa kısa haberler gibi olmuş:)
hırsızlık olayına üzüldüm bir şey olmamasına sevindim
çok geçmiş olsun

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

YASEMİNcim;
aynen öyle benden kısa haberler :)

çok teşekkür ederim canım sağol

Funda dedi ki...

Hırsız mevzunu konuşmadık çok kızdım vay adi herifler ya :(
birşey olmamasına da sevindim tabi...
Diğer paragraflar da aynen ben...

özlem dedi ki...

Senden haber almak güzel, internet koulmuz bacağımız, gözümüz gibi oldu yokluğu hemen belli oluyor di mi?
Bazen okumaktan da sıkılır insan yine de keyifli okumalar Aynur'cum:)

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

FUNDAm;
başka başka konular girince araya söylemeyi unuttum
çok şükür birşey olmadı
aynıyız değil mi çoğu konuda :)

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

ÖZLEMcim;
aynen dediğin gibi internet yoksa sanki hayat yok :)
kışa hazırlık yapıcam artık okuma bayramı olarak :)

teşekkür ederim canım...

öykü dedi ki...

Görmek istediklerimi de istemediklerimi de gördüm. Zoraki selamlaşmalardan, hal hatır sormalardan oldum olası hiç hazetmem. İnsan bazen, bazı durumlarda hoşlanmadığı şeyleri bile yapabiliyor...


bunu ben de yasamak zorunda kaldım maalesef

Emine dedi ki...

Aynur bu posta bayıldım tek cümleyle..

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

ÖYKÜcüm;
zaman zaman hatta çoğu zaman bunu yaşamak zorunda kalıyoruz maalesef

aslında tavırlarım hoşlanmadığım kişilere karşı net olduğu için boşuna demiyorlar bana "selamı bile lütfedip veriyor" diye

halbuki lütfediyorum zaten haberleri yok :))

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

EMİNEcim;
aslında yazacak çok şey vardı da başlığa uygun olsun diye kısa kestim :))
artık onlar da başka yazılara...

çok teşekkür ederim canım

cecil dedi ki...

mevsim geçişlerinde oluyor böyle şeyler Aynur cum, yaşlanmak kelimesini lütfen kullanmayalım yanee rica ediyorum efenimm aaaa :)))
bahaneler konusunda suvebeyaz akatılıyorum ,kökten çözüm :) ama tartışmaya açık bir konu :)
netsiz hayat.. aksar yahu..

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

tamam SEÇİLcim...biz yine herşeyin müsebbibi olarak gördüğümüz havalara atalım suçu :)) benim de işimi gelir zaten :)
netsiz hayat...aksamak ne kelime...sanki duruyor :))

ege dedi ki...

Sevgili Küçük Hala..İlk önce çok geçmiş olsun hırsızlık olayını ucuz atlatmışınız..Çalışma hayatınızda ki eve kapanma olayları aynıyla vaki..Ama bu durumlar emekli olduğumda da devam ediyor bende yani müzminleşmiş bir olay..Önceden çalışıyorum yorgunum işlerim var diye atlatıyordum eşi dostu..Şimdi artık onlarda anladılar benim bir garip olduğumu..Gezi olsun ya da başka şey ama ev gezmesi kalabalık olmasın..Gençliği mi gördüm sizde..Selaam sevgilerimle..

Yaz Blogcu dedi ki...

Merhabalar Küçük Hala,

Dolup taşan iç dünyanızı, kısa kısa paragraflara özetlemeye çalışmışınız. Elbette dün, bugüne benzemiyor. Bizler her zaman, bize ait olan zamanla kol kola olduğumuz için pek bir şey hissedemiyoruz. Oysa zaman sinsice öyle güzel şeylerimizi alıp götürüyor ki, anlatmak mümkün değil.

Selam ve dualarımla birlikte güzeller Güzel'ine emanet olun. Saygılarımla.

Dürr-i Yekta dedi ki...

çok geçmiş olsun, allahtan birşey olmamış,

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

EGE HANIMcım;
yıllar geçtikçe insanın bazı huyları da değişiyor bu kesin :)

çok teşekkür ederim
sevgiyle...

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

Merhaba RECEP BEY;
evet zaman birşeyleri alıp götürüyor ama birçok şeyi de veriyor gibi sanki
ya da döngü diyelim biz ona, hem de en kısırından :)

ziyaretiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

YEKTAcım;
teşekkür ederim canım...çok şükür...

İkiz Annesi dedi ki...

Canım çok geçmiş olsun Allahtan ki tam zamanında kaçmışlar vahim bir durum vuku bulmamış..

Mevsim geçişlerinden olabilir huzursuzluğun ya da sakinliği arayışın diyeyim. Bazen istemesek bile bazı insanlarla zoraki merhabalaşmalar mecburi oluyor:(

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

AYLİNcim;
teşekkür ederim canım...şükür ki kötü bir durum olmadı
aslında olabildiğince sakinim de acaba diyorum fırtına öncesi mi bu :)
şaka bir yana keyifler alâ çok şükür

sevgiyle...

Uğur Böceği dedi ki...

Ne de güzel ifade edersin kendini...Keşke ben de olsaydım o internetsiz günlerinde gerçi böyle de mutluymuşsun:( Abinlere de geçmiş olsun Aynur Abla buna şükür...

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

UĞURum BÖCEĞİm YASEMİNim;
demek alınmış benim kırmızı böcüüüm :))
olur mu be güzelim olur mu hiç...insan yalnızken mutlu olur mu
bak geldin bugün şenlendi günüm
öperim seni...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...